BAŞLARKEN

 Nihad YENMİŞ

         Kültür; kişinin dışında olan, onu direkt veya dolaylı olarak etkileyen ve toplumun yarattığı değerler olarak tanımlanırsa anlaşılır bir tanım yapılmış olur. Kültür, yaratıldığı topluluk veya toplumun adıyla veya çağa vurduğu damga ile adlandırılır. İslam kültürü, Türk kültürü, ortaçağ kültürü, çağdaş kültür vb. Kültür, bireyi etkilediğinden ve bireyin yaşamına katkı sağladığından yaşamın olmazsa olmazlarındandır. Bu değerin topluma aitliği, özgürce ifade edilmesi ve yaşam tarzı olarak benimsenmesi, toplumun hür ve demokratik bir şekilde yaşamasına bağlıdır.

       AKAD olarak bizler, kültürümüzü doğru bir şekilde özümsetmek ve ona sahip çıkmak, Alevi kültürünü en doğru bir biçimde araştırıp bulmak ve halkımıza bu öğretiyi aktarmak için yola çıktık. AKAD, insanı bir değer kabul ederek onun sosyal, kültürel ve inanç esaslarını öğrenmesine yardımcı olmak için araştırma ortamı, kaynak kişi ve kitapların temini konusunda ve söyleşi, panellerle yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

            Bizler Ehlibeyt öğretisini, ilk ayetin inişinden Hz. Muhammed (s.a.a.)’in 632’ de Gadir-i Hum biatıyla tamamlanan İslam’ın oluşumunu ve bu konuda söylenen ve Kur’an-ı Kerim tarafından teyit edilen tüm hadis ve öğretilerini ve Ehlibeyt imamlarının buyruklarını Alevi inanç kültürü olarak kabul ediyoruz.

          Ehlibeyt öğretisinin doğuşundan bu güne kadar baskı ve sindirme hareketleriyle belge düzeyinde yayılması engellenmiştir. (Bağdat kütüphanesinin yakılması en belirgin örnektir). Ancak birçok Nusayri bilgin, din adamı ve tarihçi bu öğretiyi kaleme alarak yazılı kaynak şeklinde aslına sadık kalınarak günümüze gelmesini sağlamışlardır. Nitekim birçok Sünni yazarlar(*),  yazılarında Alevi öğretisine kaynak olacak olayları kaleme almış ve doğruluğunu teyit etmişlerdir.

            Emevilerin Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve çocuklarına uyguladıkları zulüm, karalamaların ve devamı niteliğindeki Ehlibeyt düşmanlığının etkisi ile yazılı kaynakların yayımı ve dağıtımı istenilen düzeyde gerçekleştirilememiştir. Bu öğreti, inanç ekseninde gelişmiş ve sınırlı sayıda kaynakla Cumhuriyetin ilanına kadar yazılı ve sistematik bir teoloji oluşturmadan gelmiştir. Mevcut öğreti, sözlü ve kısmi kaynaklı olup doğal işleyen bir aktarımla günümüze ulaşmıştır.

               İnternetin ülke sınırlarını kaldırması, bilgiye hemen ulaşmayı sağlamıştır. Ve bu sayede bu öğretiye yönelik bazı kaynakların internet aracılığıyla yayımlanması Alevi kültürünü araştırmak ve derlemek isteyen kişi ve kuruluşlara kolaylık oluşturmuştur (Ancak bu kaynakların Nusayrilik öğretisine uygunluğunu test etmek ve kafalarda oluşacak tereddütlere yanıt bulmak amacıyla AKAD’a gereksinim duyulmuştur. Bunun ışığında eline, beline, diline ve kültürüne sahip, ulusal değerlere saygılı ve demokrasinin supabı olan Aleviliği araştırmak,  onun kaynağına inmek ve yarattığı kültürü doğru bir şekilde benimsetmek için amaçlarımız doğrultusunda dergi yayımı ve internet aracılığı ile sizlere yardımcı olmaya çalışacağız.

              Bu işlevi yaparken hiç kimse ile polemik ve sürtüşme içerisinde olmaksızın sadece doğruları ve güvenilir kaynakları baz alarak işlevimizi sürdüreceğiz. Saygılarımla.

  (*) İbn-i Ebil Hadid, İbn-i  Kuteybe,  Suleym bin Kays el-Hilal , Ahmed bin Ebi Ya’kub el-Ya’kubi  İbinül Cevziy V.b. 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla templates by Joomlashine