Muhterem Kardeşlerim;

            Son günlerde sosyal medya aracılığıyla din kardeşlerimizin zihnini bulandırmaya, inandığı imamlara ve akidemize karşı güven duygusunu zedelemeye ve aramıza nifak tohumları atmaya çalışan münafıkların olduğuna tanık oluyoruz. Bu münafıklar dergilerimizde Aleviliği öğreten ve tanıtan metinlerin çarpıtıldığını iddia ederek ortamı bulandırmaya çalışmaktadırlar.

            Biz, doğru bilgiyi ne zaman anlatmaya çalışsak, karşımıza Ehl-i Tağutun mensupları çıkıp engel olmaya çalışırlar. Bu anlamda bugün yapılan fitne çıkarma çabalarını anlamak bize zor gelmemektedir. Ancak bildiğimiz kesin bir şey var ki; o da hiçbir zaman muvaffak olamayacaklarıdır.

Bugün olduğu gibi daha önce de Hatay’da Alevilerin nadide ve önde gelen Şeyhlerini karalamaya ve kötülemeye yönelik iftira ve karalama kampanyası Aleviliğin düşmanları tarafından “Zavallı Hamit Sayar” adındaki piyon şahıs üzerinden yürütülmektedir. E-mail ve sosyal paylaşım ağları üzerinden mezkûr şahısın imzasıyla yayılan yazılarda Alevilik ve Alevilerin yüceltilmesine yönelik gayret ve çaba gösteren zamanımızın en bilge ve takva sahibi şeyhlerimiz hedef alınmaktadır. Şeyhlerimiz hıyanetle suçlanıp, toplum kendisi için maddi ve manevi emek sarf eden inanç önderlerine karşı kışkırtılmaktadır. Tarih boyunca toplumumuz şeyhleriyle yekvücut olmuştur. Elhamdülillah toplumumuz kendisi üzerinde tasarlanan bu hıyanet zincirini kırabilecek güçte ve dirayettedir. Onca baskı ve zulme karşın Ehlibeyt’ten günümüze kadar bu kutsal öğretiyi ve inancı taşıyıp aktaran şeyhlerine toplumumuz hep sahip çıkmış ve bağlılığını göstermiştir.

Ülkemizde ve komşu ülkelerdeki Aleviler üstünde kötü emeller besleyen düşmanlarımız yetmezmiş gibi kendi içimizden bu planların parçası olan hain piyonlar da türemiştir. Plan ;  böl, parçala ve yok et mantığına dayanmaktadır. Bu planın çok derin ve güçlü odaklar tarafından uygulamaya konduğu hakkında ciddi endişeler taşınmaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz zavallı ”Hamit Sayar” bu kocaman planın sadece küçücük bir parçasıdır. Yazdıklarından ve söylemlerinden halkla şeyhler arasında mevcut olan güven ve saygı ortamını tahrip etme ve provokatörlük yaratmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Bunu içine düştüğü ekonomik darlık yüzünden yaptığını tahmin eden birçok kardeşimiz vardır. İflas bayrağını çektikten sonra içine düştüğü vaziyet yaptığı ihaneti açıklamak için yeterli görülmektedir. Bu zavallı, finansörlerinin kötü emellerine canla başla hizmet etmektedir. Son zamanlarda Şeyhlerimize yapılan saldırıları yapanlarla aynı amaç uğruna çalıştığı aşikârdır. Bu hıyaneti işlerken kendini  Alevileri düşünüyormuş gibi gösterip Şeyhlerimizin söylem ve yazılarını çarpıtarak fitne tohumlarını ekmeye çalışmaktadır. Ancak şunu anlamalıdır ki; Alevileri savunacak son kişi odur. Aslında son kişi de olamaz.

Bütün bu hakaretler, çarpıtmalar ve yalan dolan belli bir amaç taşımaktadır. Bu amaç çamur at izi kalsın mantığını gütmekten başka bir amaç taşımamaktadır. Zavallı ve patronları şunu çok iyi bilmelidir ki tarih boyunca gücü ellerinde tutan fitneci, zalim ve katil meslektaşları muvaffak olamadıkları gibi kendileri de muvaffak olamayacaklardır. Çünkü inancımız Yüce Allah, Hz. Peygamber ve  Hz. Ali’nin inayeti ve hıfzı ile korunmaktadır. Bin dört yüz yıl boyunca türeyen onca şeytana rağmen günümüze kadar arı bir şekilde gelen akidemizi aynı şekilde bizden sonraki nesillere aktarmak için günümüz şeytanlarına karşı direnmek boynumuzun borcudur. Mevla’ya şükür ki halkımızın tümü (birkaç kanı bozuk hariç)  bu kirli oyunlara gelmeyerek bu şeytanlara gereken cevabı şamar gibi yüzlerine çarpmıştır. Biz Aleviler dün olduğu gibi bu günde Şeyhiyle ve ihvanıyla tek vücut ve tek yürektir. 

AKAD dergileri için kaleme aldığım yazılarda ki amacım halkımızın Aleviliğin inanç temelleri ve yazılamayan tarihimiz hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak dışında başka niyet taşımamaktadır. Ehlibeytten sonra Aleviliği yücelten Ebu Şuayb Muhammed Bin Nusayr (a.s.) ve El-Hasibi (k.r.) dönemini özellikle irdeledim. Bu yüce şahsiyetlerin kutsiyetlerinin halkımız başta olmak üzere herkes tarafından bilinmesi için derneğimizin resmi web sitesi www.akad.org sitesinde paylaşıldı. Bu paylaşım Hakk’ın bilinmesi ve Hakk’la birlikte olunması içindir. İsteyen kaynak göstererek istediği yerle paylaşabilir. Bunda da hiç sakınca yoktur. Yazılarımda her zaman ehli tevhid atalarımızdan öğrendiğimiz bilgilerin ışığında Alevi kaynaklarına sadık kaldım. inancımızın her zaman diğer mezheplerin aksine üç ana kaynağa dayandığını ve bunların Yüce Allah’ın kelamı Kuran, Yüce Allah’ın vahyiyle konuşan ve davranan Hz. Muhammed (s.a.a.v) (buna sünneti nebevi denir)  Yüce Allah’ın ismeti ve ilahi ilimle taçlandırılan on iki Ehlibeyt imamlarıdır. Bu kaynaklarımızın ortak noktası üç kaynağımızda ilahi kaynaklardır. Yanıldıkları ya da birbirleriyle çeliştikleri görülmemiştir. Dayandığımız kaynaklarımızın üstün özellikleri Aleviliğin ne kadar doğru ve hak yol olduğunun ispatıdır.”dedim.

Bu kadar masum bilgileri çarpıtarak yalan dolan ve farazi iftiralarla şahsımı inancımızla(Alevilik)  ilgileri olmayan tarikat ve şahıslarla beraber beni anma cüretini göstermiştir. İftira ile yetinmeyip şahsıma ve soyadıma küfür derecesine varacak kadar hakaretler ve ithamda bulunma adiliğini göstermiştir. Zavallı “Hamit Sayar” bu davranış şekliyle gerçek madenini göstermektedir. Bu yazı kesinlikle müfteri Hamit Sayar’a  cevaben ve ona hitaben yazılmamıştır. Kendisini muhatap alacak ve cevap verecek düzeye inmekten Muhterem şeyhlerimizi ve kendimi tenzih ederim.  Bu iftiralarda haklının haksızdan ayırt edilebilmesi için yüce ilahi adalete sığınıyorum.

Ey yüce Allah’ım; Kelamın Kuran’ı Kerim’in azametiyle Habibin Hz. Muhammed’in yüzü ve hürmetiyle Ehlibeyt imamlarımızın kerametiyle sana yalvarıyorum. Hamit Sayar’ın  öne sürdüğü gibi benim ulvî yolun olan - Alevilik- aleyhine en ufak bir faaliyetim ya da düşüncem varsa, bahsettiği Alevi olmayan tarikat, kurum ve şahıslarla ilişkim ve ilgim varsa; ALLAH’ım, bu tarikat ve kurumlarla bağlantım varsa acilen önce sağlığımdan mahrum bırak, sonra belalara ve acılara mazhar kıldıktan sonra canımı alarak dünyevi ve uhrevi hayatımda cezalandır.

Değil ise; zavallı Hamit’in öne sürdükleri yalan dolan ve iftira ise fakir ve mazlum kulun olarak hakkım sana emanettir. Düşmanlarımıza ibret olacak şekilde Kendisine hakkını ve müstahakkını acilen ver. Her iki hayatında cezalandır. Allah’ım sana hakkımı ve emrimi teslim ettim. Sana tevekkül ettim.

             

 Hüseyin ŞANLI  

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Yorumlar   

+3 #1 Şekip Mengüllüoğlu 27-06-2014 20:55
sayın şeyhim hüseyin şanlı.. aleviliği ve de ehlibeyt hakkındaki açıklamalarınız ın çok yerinde açıklamaların olduğunu, ehlibeyt itikadını ve inancını hakkı ile beyan etmekte gerçekleri izah etmektedir ,dolayısı ile gerçekleri cemiamiza anlatmakta olduğunuz için teşekkür ederim sizler ve sizler gibi doğru ve gerçekleri cesaretle anlatacak şeyhlerimize ihtiyaç vardır ,doğru bildiğiniz ilim ve gerçekleri haykırmak cemiamız için en büyük iyiliktir.biz kendi kendimizi ne zamana kadar aldatmış olacağız , evet mutlaka bir yerlerden doğruları , ehlibeyt sevgisini hakkı ile idrak etmek için anlatmaya başlamak lazımdır kanaatindeyim. pes etmek yok çalışmalarınıza , doğruları anlatmaya devam etmekle cemiamıza hayırların en iyisini yapmış olursunuz.evet gerçek bilgileri gerçek ehlibeyt sevgisini, aleviliğin müslümanlığın özü olduğunu, dolayısı ile nerelerden nerelere gelindiğini işin aslının neler olduğunu anlatmanın zamanı gelmiş ve geçmekte olduğun arz etmek isterim.onun, bunun söylediğine önem vermeden doğruları haykırmaktan geri kalınmamasını, destek verecek saygın şeyhlerimizin yardımına ihtıyaç olduğunu biliyor ve destek ve yardım etmeleri gereğine inanıyorum, çalışmalarnızın devamını ve allahın yardımını sizden esirgememesini yüce ALLAH' tan nıyaz eder başarılar dilerim...
Alıntı
Joomla templates by Joomlashine