Alevi Din Adamı Şey Bedir Gazali’yi Kaçıranları Kınama

 

             Ortadoğu’da yaşanan  savaşların vahşeti insanın kanını donduracak boyuta ulaştı. Küçük çocukların başlarının kesilerek öldürülmesi, öldürülen masum insanlarının ciğerlerinin çiğnenmesi, yüz derilerinin yüzülerek mangallarda pişirilmesi gibi birçok olayın sosyal paylaşım ağlarında yayınlanması yapılan vahşetin akıl almaz bir merhaleye ulaştığını göstermektedir.  

 

            İslam ülkelerini sömürmek, yoksullaştırmak ve istedikleri gibi yönetebilmek amacıyla hazırlanan oyunların neticeleri acı olmaktadır. Oynanan bu oyunların “bölgeyi özgürleştirme” sloganıyla medyada pazarlanması ve tüm dünyayı bu yalanla oyalaması daha acıdır. Zalimin mazlum, mazlumun zalim gösterilmesi müstemleke devletlerin çıkarlarına hizmet etmektedir. Ancak sosyal medyada paylaşılan görüntüler ve antiemperyalist duruşa sahip muhabirler ve sağduyu sahibi aydınlar sayesinde gerçeklere ulaşabilme ve değerlendirme imkânı bulabilmekteyiz.

 

            Ortadoğu’da yaşanan katliamın Müslümanların ve o bölgede yaşayan halkın yararına olmadığı ortadayken eli silahlı, yüzü sakallı canilerin ısrarla ve acımasızca masum halka saldırmasına anlam vermek bize zor gelmektedir. İşgal altında olan Filistin topraklarında Siyonistlerin döktüğü kan yetmezmiş gibi İslam adını pis ağızlarına alarak masum insanları boğazlayan, şiddeti prensip edinen gözü dönmüş sözde mücahitler işlediği cürümlerle ancak Siyonistlere hizmet etmektedirler. Muhalif adıyla ortaya çıkan bu hainler silah ve gıda gereksinimlerini emperyalist güçlerden temin etmektedirler. Kendilerini mücahit diye tanıtan bu hainler yaralandıklarında sömürgeci devletlere sığınmaktalar. Bu da kan emici vampirlerle ilişkilerinin niteliğini ortaya koyması bakımından önemlidir.

 

            Bundan iki yıl öncesine kadar ne siyasi ne de mezhepsel hiçbir sorunumuzun olmadığı bir devletle düşmanca bir tutum içine girmemizin sebebini de anlamakta zorlanmaktayız. Alevi-Sünni çatışmasını yaratacak haber ve söylemlerin bir anda ortaya çıkması ve ağızdan ağıza dolaşması tesadüf değildir. Bununla birlikte ülkemizin bazı şehirlerinde Alevilerin evlerinin işaretlenmesi bazı endişelerin doğmasına neden olmuştu. Bu uğraşlar Alevi-Sünni ayrımını derinleştirmeye ve kardeşi kardeşe kırdırtmaya yönelik kötü niyetlerdir. Biz bunun farkındayız ve kumpasa düşmeyeceğiz. Ancak kurulan tezgahların ne amaçla kurulduğunu ve kime hizmet ettiğini açıklamaktan geri durmayacağız.

 

Bütün bu açıklamalardan sonra birkaç gün önce Suriye’de kaçırılan ve kanlı görüntüleri internette paylaşılan Alevi din adamı Şeyh Bedir Gazal’in yaşadığı elemli olay savaşın Alevi-Sünni çatışmasıymış gibi gösterilme çabasından başka bir şey değildir.  Müslümanı Müslümana kırdırmak ve bundan kazanç elde etmek sömürgecilerin planıdır. Yoksa yaşlı ve savunmasız bir din adamını kaçırmak, işkence etmek kime yarar sağlar, sözünü ettiğimiz kargaşa kimin değirmenine su taşır? Bu soruların cevapları, birbirimize gerekli olduğumuzu, barışa ve huzura daha çok ihtiyaç duyduğumuzu bildirmektedir.

 

          Hz. Muhammed, savaşlarda hiçbir din adamına dokunulmamasını özellikle kendi askerlerine devamlı tembih ederek konunun hassasiyetine dikkat çekmiştir. Görünen o ki, sözü geçen canilerin kafalarında sadece öldürmek var. Bunlar ne  Peygamber sünnetinden ne Allah’ın emir ve yasaklarından ne de insanlık onurundan  nasibini almamış canavarlardır. Bu yapılanları büyük bir nefretle kınıyor ve derhal bu yaşlı ve savunmasız din adamı şeyhimizi serbest bırakmalarını istiyoruz. Bu canilerin dostu ve destekçilerine de sesleniyoruz: İnsanların yok yere öldürülmesine seyirci kalınmasın. Kim yaparsa yapsın insan öldürmenin haklılığı olamaz. Bir an önce bu savaşın bitirilmesi için kim katkı sunacaksa bunu derhal yapmalıdır. Çünkü sadece ölümün gerçek olduğu bu savaşta kazanan olmayacaktır.8.8.2013

        

 

                                                                                               AKAD YÖNETİM KURULU

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla templates by Joomlashine