Kültürümüze Sahip Çıkmak Hepimizin Görevidir

Enis Emir

Geçmişimizi, kültürümüzü, birikimimizi korumamız var olmamızın temel şartıdır; çünkü tarih bizlere kültürünü -ki bunun içinde dil en önemlisidir-  kaybedenlerin, yeryüzünden nasıl silindiğini defalarca göstermiştir.

Bu gerçeğin karşısında acaba Hatay, Adana, Tarsus, Mersin ve daha birçok yerde yaşayan Arap asıllı Aleviler olarak bizler, yok olmama adına neler yapıyoruz? Ne yazık ki buna bir avuç insanın iyi niyetli ama yeterli olmayan çabası dışında umut verici bir cevap vermek olanaksız. Kültürümüzü ve kültürümüzün taşıyıcısı olan dilimizi tamamen kaybetmek üzere olduğumuzu hatırlatmak istiyorum. Dil olmadan kültürün de olamayacağı ve kültür taşıyıcılığını dilin üstlendiği gerçeğini belirtirsek dilin kültür açısından ne denli önemli olduğunu görürüz. Dolayısıyla kültürün bir toplum için hayat şartı olduğunu ve ne yazık ki bunu kaybetmek üzere olduğumuzu ve bu kaybedişle birlikte bizim de yok olmak üzere olduğumuzu üzülerek ifade ediyorum. Unutulmamalı ki dil yok olursa, kültür yok olur; kültür yok olursa toplum yok olur.

Peki, acaba bu duruma nasıl geldik?

Bunun nedenlerini birer birer ele almak istemiyorum ama bu kayıpların oluşmasına neden olanlar arasında, bizim toplumun içinde “aydın” görünenler ve görülenler yer almıyor mu?

Evet, maalesef yer alıyor ve almaya da devam etmektedirler. Kayıpların oluşmasına neden olanlar arasında yer almayanların önünde saygıyla eğiliyorum.

Bu kayıpların olmasında, dini liderlerimizin hiç mi payı yok?

Evet, dini liderlerimizin payları olmuştur ve maalesef olmaya devam etmektedir. Kayıpların oluşmasında payları olmayan inanç önderlerinin önünde saygıyla eğiliyorum.

Kimsenin kalbini kırmak niyetinde değilim; ama gerçekleri hür bir vicdanla ifade edemediğimiz müddetçe, doğrulara ve çözüme varmamız mümkün olamayacaktır.

Çözüm noktasında her şeyden önce dilimizi ve kültürümüzü birbirinden ayrılmaz tek parça olarak görmeli ve bunları yaşatmanın kaygısı ve azmi içinde olmalıyız. Dilimizin unutulmamasını istememiz, Devletimizin resmî dili olan Türkçenin aksatılması, ihmal edilmesi anlamını taşımaz. Her lisan bir insan demiş atalarımız. Dolayısıyla anadilin yaşatılması ve unutulmasının önüne geçilmesinde herhangi bir sakınca görülmemelidir. Aynı zamanda, artık değişik kültürlerin bir ülke için değer ve zenginlik olduğu art niyet taşımayan, insanı insan olarak gören ve kabul eden herkes tarafından kabul edilmektedir. Değişik kültürlere saygı, bir arada barış içinde yaşamanın temelini oluşturur.

Bu hususta, doğrulara varabilmek ve daha iyi bir geleceği sağlamak görevini üstlenen tüm AKAD mensuplarına teşekkür ediyorum. Kendileri gibi, başka yerlerde bu hizmeti yürüten tüm derneklere ve bunların mensuplarına da teşekkür ediyorum.

Kültürümüze ve kültürümüzün taşıyıcısı olan dilimize sahip çıkalım. Bu değerler bizim zenginliğimizdir. Bunları kaybetmeye devam edersek, sonunda değerlerini kaybettikleri için yok olan topluluklardan olacağız.

Bu zenginliğimizi koruyarak, çağın bütün avantajlarına da sahip olmamız mümkündür. Çünkü kültürümüz bilimden ve medeniyetten ne uzaktır ne de bunlara karşıdır.

Bu vesileyle hepimizin daha aydın ve daha güzel günlere doğru yol almamızı umut ediyor ve bunu başarabilmek için hizmete devam etmemizi canı yürekten temenni ediyorum.ygı ve sevgilerimle

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla templates by Joomlashine