KERBELA’DA HÜR OLMAK

Ali Hasan ZUBAROĞLU

 

 

Kerbela:

Gözyaşı ve şehit kanı,

Hüseyin ve yetmiş yârânının

Kahramanlık destanı.

 

İşte o gün

Saflar kuruldu.

Hak, batıla karşı durdu.

Bir tarafta peygamber torunu,

Bir tarafta zalimler ordusu

 

Hür, o gün çıkarken evinden

Garip bir ses duydu.

Biri onu cennete çağırıyordu.

 

Savaş başlarken düşündü!

Peygamber torunu var karşıda,

Ben ise yezidin tarafında,

Bana vaat edilen cennet karşıda,

Ben ise cehennem kapısında.

 

İlahi lütuf inince Hür’e,

Titredi bedeni

Koştu Hüseyn’e.

Başı önde, gözleri yaşlı

Tövbe etsem, kabul olur mu,

Ey peygamber evladı?

Tabi ki olur dedi Hüseyin!

Şüphesiz O’dur Rahman ve Rahim.

Gözleri sevinçle parladı.

Küfe’nin en cesur kahramanı

Büyük bir coşkuyla kılıcına sarıldı.

 

Daha az önce bulunduğu saflara

Salladı kılıcını.

İşte şimdi HÜR’üm ben diye haykırdı.

 

Vay halinize,

Nasıl hala ordasınız?

Peygamber torunu gelmişken size

 

Hainler saldırdı üstüne.

Büyük bir cesaretle direndi.

Kılıcı onlarca kafiri helak etti.

En son aldığı darbelerden, yıkıldı yere.

Ama bir gülümseme vardı yüzünde.

 

Yarı cansız bedenini,

Getirdiler Hüseyin’e.

 

Şehitlerin efendisi,

Ona seslendi.

Şehitlerin efendisi,

Onu cennetle müjdeledi.

Ne mutlu sana dedi.

Ne mutlu sana!

Adın gibi

Hür olarak doğdun,

Hür olarak savaştın

Ve hür olarak öldün.

 

Kerbela’da HÜR olmak!

Hakkı gördüğün anda,

Tüm yanlışlarından tövbe edip

Doğruya koşmaktır.

 

Kerbela’da HÜR olmak!

İnandığın doğru uğruna,

Ölümlere gözü kapalı atılmaktır.

 

Kerbela’da HÜR olmak!

Nefsin tüm zincirlerini kırıp,

Rabbine hür olarak varmaktır.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla templates by Joomlashine