Süleyman UYAR

DÜNDEN BUGÜNE ALEVİLER

Süleyman UYAR

 Bir toplumun bugünkü gelişmişlik düzeyini ölçebilmesi için diğer uluslar içindeki yerine ve tarihsel süreç içinde gelişim hızına bakması gerekir. Alevi-Nusayrilerin sosyal, ekonomik, kültürel ve eğitim durumu değerlendirildiğinde bugünkü durumunun cumhuriyet öncesi durumdan kat kat ilerde olduğu görülür.

            Cumhuriyet öncesinde bugün maliki oldukları toprakların çoğu Hıristiyan tebânın denetimindeydi. Fransızların himayesinde yaşayan Ermenilerin de belli oranda payı vardı. Alevilerin çoğu onların hizmetinde çalışan, ekonomik yönden zayıf insanlardan oluşan bir topluluktu.

            Osmanlı döneminde Alevilerin ikinci sınıf vatandaş kabul edilmesi Alevilerin her alanda zayıf kalmasına neden olmuştur. Bilhassa Yavuz Sultan Selim döneminde yapılan katliam Alevilerin dağlara çekilmesine neden oldu. Can derdine düşen Aleviler, dağlara çekildikten sonra açlık tehdidiyle karşılaştılar. Uzun süre aç biilaç hayatta kalmaya çalıştılar. 

            Yavuz’un kanlı kılıcından kaçıp dağlara sığınan bu gözü yaşlı insanlar her şeylerini bıraktılar. Canlarını, evlatlarını, babalarını, analarını, kardeşlerini kaybeden bu insanların meskeni dağlar, yufka yüreklerinin yuvası yalçın kayalar oldu. Nusayra dağları insana ne verebilir ki? Susuz Nusayra dağları, öksüz Nusayra dağları, yetim Nusayra dağları, yoksul Nusayra dağları …

Açlık ve susuzluğun yanında günlük yaşamda ihtiyaç duyulan gıda, giysi, temizlik maddesi, kap kacak ve daha sayamayacağımız kadar çok olan gereksinimler nasıl karşılandı? Bunlar düşünüldüğünde Alevilerin çektiği sıkıntının boyutu daha iyi anlaşılır. Daha Hz. Hüseyin’in acısı ve ehlibeyt imamlarının çektiği ıstıraplar unutulmamışken Yavuz’un kanlı şerbeti yürekleri dağladı, param parça etti. Gözlerden akan yaşlar aktı, sel oldu.

            Aleviler, yirminci yüzyılın başına kadar Nusayra dağlarında yaşadılar. Her günü ayrı bir dert olan bu dağlarda beş yüzyıl kalan Alevilerin macerası Tanzimat ve Islahat Fermanı’ndan sonra farklı bir boyut kazandı. Aleviler Islahat Fermanında gayri Müslimlere verilen haklardan faydalanmak istediler. Zira Aleviler o güne değin Müslüman kabul edilmiyordu. Hatta Şeyh’ül-İslam Ebu Suud Efendi’nin fetvalarında katli vacip insanlardan sayılırlardı.

            Islahat Fermanı’nın gayri Müslimlere sağladığı olanaklardan faydalanmak için ikinci Abdülhamit’in yanına giden Alevi temsilcilerine tashih-i iman yaptırılarak Müslüman addedildiler. Aleviler bu dönemde de kaderin güler yüzünü göremeyeceklerdi. Buna rağmen seslerini çıkarmadılar. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’dan çektikleri bunca sıkıntıya rağmen Osmanlı’nın beslediği kan alıcı Arap liderleri gibi Türklere ihanet etmediler.

            Meskeni dağlardan başka yeri yurdu olmayan Alevilerin ovaya inmesi ancak cumhuriyet dönemine rast gelecektir. İnsanca bir yaşama kavuşması ATATÜRK’ün ilke ve inkılâplarıyla olacaktır. Cumhuriyet’in sağladığı olanaklar, demokratik ortam ve kanun üstünlüğü sayesinde Alevilerin bekledikleri gün doğmuş oldu.

            Önce Emevilerin, sonra Abbasilerin ve Osmanlıların baskısı altında can pahasına da olsa hayat süren Aleviler eğitim bakımından da istenilen düzeye erişemediler. Başta Hz. Muhammed (s.a.a.v.) sonra Hz. Ali eğitime önem veren ulu kişilerdir. Onların membaından gelen ehlibeyt imamları da kemale ermiş âlim insanlardı. Hz. Muhammed (s.a.a.v.)  ümmetine ilim şehrinin kapısını göstermesine rağmen yaşadıkları ortamın olumsuz koşulları yüzünden eğitim göremeyen Aleviler cumhuriyet döneminde çağlardır özlemini çektikleri ortama kavuştular.

            Alevilerin en şanslısı şüphesiz şeyh çocuklarıydı. Babalarının eğitimli kişiler olması onlara da yaradı. Baba ocağından öğrendiklerini çocuklarına ve torunlarına aktardılar. Böylece Alevi öğretisi bugüne gelebildi.

 

            Alevilerin bugünkü yaşam standardı eskiyle kıyaslanmayacak düzeydedir. Ancak sahip oldukları olanakların sarhoşluğuna kapılmamalı, dillerini ve ananelerini unutmamalıdırlar. Çağın gereklerine uygun olarak kendilerini geliştirmeli kültürel değerlerini koruyarak Cumhuriyetin parlayan renkleri arasında yerini almalılardır.

Joomla templates by Joomlashine