Refik CANIMOĞLU

GENÇLİK VE KÜLTÜR

Refik CANIMOĞLU

‘Genç nedir?’ diye bir soruya verilebilecek cevap çok derindir. Çünkü bu sorunun kaynağındaki bireyler, bir denizi besleyen akarsulara benzer. Bu soruya cevap aramak aslında toplumu anlamaktır.

Genç demek toplumun aynası demektir. Bir toplumun içinde olmadan o topluma ait olan genç bir bireyini analiz ederek toplumun genel yapısı hakkında fikir edinebilirsiniz. Bu yüzdendir ki genç kesimler her toplumda önemlidir. Bu bireyler hayatlarında birçok misyon üstlenirler. Toplumun gençleri o toplumun kültürünü geleceğe taşıma görevini üstlenen kişilerdir. İnsanlarımızın üstünde durması gereken asıl konu budur.

Toplumumuzun kapalı bir toplum yapısı gösterdiği söylenmesine rağmen, dışarıya karşı her türlü tehdide açık olan ve en az önlem alan da biziz. Belki kapalı olmakla kültürün yapı taşlarını koruyabilirsiniz. Ama kültürü geleceğe taşıyacak gençlere bu kültürü benimsetebilmek güçtür. Bu yüzden yapılacak faaliyetler ve alınacak önlemler bu anlayışın merkezinde toplanmalıdır.

 Düşünsenize mükemmel bir fabrikaya sahipsiniz fakat bu fabrikada çalışmak isteyen insan yok denecek kadar az. Bu da demek oluyor ki; sistem ne kadar mükemmel olursa olsun onu çevirecek, benimseyerek geleceğe taşıyacak insan yapısı oluşturamazsanız sisteminiz sizinle yok olmaya başlar. Sizden sonra unutulur.

Örf, âdet ve geleneklerimizi yaşatacak genç neslin kültür emperyalizminden korunmasını sağlayacak önlemler de almalıyız. Globalleşen dünyada kapital sistemin gerektirdiği gibi toplumcu değil; bireyci nesiller yaratılmakta ve bilinçli bir şekilde toplumların kimliği yok edilmeye çalışılmaktadır. Bu da kültür emperyalizmiyle olmaktadır. Muhakkak ki bu dönen çarkta Alevi Nusayri toplumu da payına düşeni alacaktır. Toplum içinde payı alacak kişiler tabiî ki toplumun genç, diye vasıflandırdığı kesimler olacaktır. Korkulması gereken de bu konudur. Kültür emperyalizminin en önemli hedefi genç kesimlerdir.

Bu coğrafyada gelişen kültürümüz gençliğe verdiği önemini göstermelidir artık. Gençliğe sahip çıkmalıdır ki gençlik de kültürünü her ortamda kollayıp gelişmesi için yapılan her türlü faaliyete iştirak etsin. Bunu yaparken de kullanılacak metotlar belirlenmelidir. Gençliğin karşılaştığı sorunları çözerek, onların yanında olarak, sosyal yanlarının gelişmesini tetikleyecek, sorgulayıcı özellikler kazandırarak yapılmalıdır. Çünkü düşünmeyen her beyin köle bir beyindir. Köle beyinler bırakın yaşadığı toplumun kültürünü geliştirmeyi kendine bile yetemez.

 

O zaman yapacağımız en önemli iş sorgulayıcı beyinler yetişmesine katkıda bulunacak çalışmalar üretmek ve her türlü faaliyetin sahiplenilmesini sağlamaktır. Sahiplenilmenin sağlanılması da öncelikle sahiplenmekten geçmektedir. İleride yapılacak çalışmalarla bunların sağlanacağından eminim. Yapılan ve atılan her adımın kültür birikimlerimizi bir adım öteye taşıyacağından hiç kuşkunuz olmasın. İleriye attığımız her adım geleceğe güvenle bakmamızın teminatı olacaktır. Gençlik var oldukça ortaya atılan ve kabul gören her fikir ve inanç geleceğe güvenle ulaşacaktır. 

Joomla templates by Joomlashine