Maruf AY

NUHUN GEMİSİ’NDE EHLİBEYT

Maruf AY

Alevi kardeşlerimin Ehlibeyt’in Allah katındaki yerini ve önemini idrak etmeleri bakımından bu yazının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Gerçekten Ehlibeyt yolu, kurtuluş ve selamet yoludur. Özellikle Alevi genç kardeşlerimizin bu yazıyı okuduktan sonra Alevilik öğretisine daha da sıkıca sarılmalarını diliyorum. Yüce Allah’ın bizlere nasip ettiği bu kurtuluş yolu, Hz. Ali’ye, Allah’ın Resulü Hz. Muhammed (s.a.a.v.) Efendimize ve Ehlibeyte bütün kalbimizle canı gönülden olan bağlılığımız ve ikrarımızdan başka bir şey değildir. Nitekim Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurur: “Ben sizlere iki değerli emanet bırakıyorum; Allah’ın kitabı ve benim itretim olan Ehlibeytim. Bu ikisi Kevser Havuzu’nda bana tekrar ulaşıncaya kadar asla birbirinden ayrılmazlar. Acaba benden sonra onlara nasıl davranacaksınız?” (Ahmet Bin Hanbel, Müsned c:3 s:14/Tirmizî, Sünen c:5 s:620 /Nisaî, Hasais s:30) Başka bir hadiste de şöyle buyurur: “Benim Ehlibeytim, sizler için Nuh’un Gemisi gibidir. Kim bu gemiye binerse kurtulur, kim bu gemiden uzaklaşırsa helak (yok) olur.” (Hakim, El Müstedrek c:3 s:343 / Mecmaü’l Zevaid, c:9 s:168) / Yenabiü’l Mevedde s:31 / Kenzü’l Evliya c:4 s:306 ve daha birçok eser)

Sevgili Alevi kardeşlerim, tabi ki bu Ehlibeyt sevgisi ve Ehlibeyte bağlılık sadece dille olmaz. Bu bağlılık yürekten ve bütün vecibeleriyle olmalıdır. Allah hepimizi Kur’an-ı Kerim’e bağlı ve Ehlibeytin gerçek sevenlerinden eylesin ve bizi bu yoldan ayırmasın.

Aşağıdaki bölüm, Şeyh Nasrettin ESKİOCAK’ın Can Yayınları arasından çıkmış olan ‘İlk Alevi Kimdir?’ adlı eserinden alınmıştır.

1951 yılında Sovyetler Birliği’nden eski eserler uzmanlarıCudi Dağı’nın Kafvadisinde araştırma yaparken eski ve çürümüş tahta parçalarına rastlamışlar.Bu parçaların bulunması, araştırmaların daha geniş yürütülmesinisağlamıştır. Böylece daha çok eski parçalara rastlanmasına sebep olmuştur.Bulmuş oldukları bu parçaların arasında 14 ikde uzunluğunda ve 10 ikdegenişliğinde hiç değişmeyen ve çürümemiş bir tahtanın bulunmasıaraştırmacıları dehşete düşürmüştür. Çünkü bulunan bütün tahta parçalarındanyalnız bu tahta parçası hiç çürümeden sağlam bir vaziyette kalmıştır. 1952senesinde araştırmacılar buradaki araştırmalarını bitirdikten sonrabuldukları tahta parçalarının ve sağlam kalmış tahta levhanın Hz. Nuh’ungemisine ait olduğunu saptamışlardır.

1953’ te Sovyetler Birliği eski dilleruzmanlarından 7 kişilik bir heyet kurulmuştur.
Bunlar:

1-Sulenav: Moskova Fakültesi Eski Diller Uzmanı

2-İfe Han Hunyu: Çin Lukuhan Fakültesinin Eski Diller Uzmanı

3-Mişatin lu : Eski Eserler Müdürü

4-Fen Mul Karf: Kifanza Fakültesi Eski Diller Uzmanı

5-Dirakn: Lenin Üniversitesi Eski Eserler Uzmanı

6-Eym İhmad Külad: Keşif ve Araştırmalar Müdürü

7-Micar Kültüf: Stalin Fakültesi Başkanı

Adları geçen eski dil ve eserler uzmanlarından kurulan bu heyet, sözü edilenlevha üzerinde 8 ay süren bir inceleme yapmışlardır. Neticede Bu levhanınHz. Nuh’un gemisine ait olduğu, Hz. Nuh’un bu levhayı, levha üzerine yazılanadlar bereketinde koruyucu olarak gemisinde bırakmış olduğu öğrenilmiştir.

Bu heyetin levha üzerinde yapmış olduğu incelemelerden sonra üzerindekiyazının “Samani” dili ile yazıldığı belirlenmiştir. Bu yazıyı ManchesterÜniversitesinden Eski Diller Uzmanı İyf Maks İngilizceye çevirmiştir. Yazınınİngilizce ve Türkçe karşılığı şöyledir:

-O My God my helper: Ey Allah’ım ve yardımcım

-Keep my hands with meray and for those hol people: Rahmetin ve kereminhakkı için ve bu mukaddes insanlar hürmeti için bana yardım et:

-Muhamed: Muhammed

-Alia: İliya: Ali

-Shabber: Şubbar: Hasan

-Shabbir: Şubeyr: Hüseyn

-Fatma: Fatıma: Fatıma

They are all biggest and honourables: Bunların hepsi muazzam ve mükerrem kişilerdir.

They World established for them: Âlem bunlar için kaimdir.

-Help me by their name: Onların adına bana yardım et.

You can reform to rights: Doğru yola yöneltebilecek yalnız sensin.

Adları geçen eski dil uzmanları, söz ettiğimiz bu levha üzerindeki adlarkarşısında büyük bir dehşete kapılmışlardır. Neden kapılmasınlar ki? Levha 5bin seneden beri nasıl bu vaziyette kalır ve nasıl Hz. Nuh Aleyhisselam buuzun süreden önce Ehlibeytin adlarını gemisinde bereket ve koruyuculuksembolü olarak yazar ve hürmetlerinin hakkı için Allah’tan

yardım ister?

Evet, Ehlibeyte ait bu mucizeyi destekleyecek bir hadisi şerif mevcuttur.Hz. Muhammed “Biz olmasaydık Nuh’un gemisi yürümeyecekti.” diye buyurmuştur.

Bu olay 1985’te Irak Necef el Eşraf dergisinde, Pakistan’ın Lahur- MaarifYayınevinin yayınlarından İliya adlı kitapta yer almıştır. Levha Moskova’nıneski eserler müzesindedir. Önceleri bu olay garip görünebilir; ama aslındagarip değildir. Çünkü Hz. Muhammed’e şöyle hitap edilmişti: “Levleke mehulikatil eflek” (Sen olmasaydın felekler yaratılmayacaktı.) Evet, âlemlere rahmetgönderilen Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) hakkı için felekler yaratılır, Nuh’un gemisi yürürve selamete erişir. Hz. Muhammed’in Ehlibeyti de aynı keramete sahiptir.”


Nuh Aleyhisselam, Ehlibeyt ile Allah’a tevessül etmiştir. Bulunan gemi tahtaları şu an Rusya’nın Moskova kentinde Eski Eserler Müzesinde mevcut. İşte olayın kanıtları:

 


1- İliya Kitabı, Rakam: 42 Dar'ül Mearif'ül İslamiyye, Lahur Pakistan Bas.
2- Dr. Salahattin el-Hüseyni "Sebil'ül Müstabsirin iles Sırat'ul Müstakim veSefinet'ün Nacin" S.264-266
3- Hakim Seyyid Mahmud Keylani "İliya Merkez Necat Edyan'ül Alem"
4- Weekly Mirror dergisi, İngiltere 1953 yılı, 28. Sayı
5- Britania Star, Yıl: 1954 İngiltere
6- Sunlight, Dergisi Mancester 23. Sayı 1954 yılı.
7- Weekly Mirror, Londra 1 Şubat 1945 Sayısı.
8- El-Hüda Dergisi- Kahire Mısır 3 Mart 1954 Sayısı. 

Joomla templates by Joomlashine