Mahmut REYHANİ

Alevi Kültürünü Araştırma Derneğinin

Açılış Konuşması

 

             Hamd olsun bize nimetlerini veren Allah’ a, salât ve selamımız aziz Peygamberimiz Hz. Muhammed ve Ehlibeyti üzerine olsun.

           Zahir hikmetleri bâtın kudretine delil olan yüce Allah’ a açık ve gizli hamd ü sena olsun. Bağışladığı nimetlere şükrederiz, verdiği nimetleri geri almasına razı olmakla da sabrımız tükenmez.

           Ey Allah’ ım! Bizi doğru yola hidayet et, bizi kovulmuş ve senin azabına maruz kalmış sapık zümreden kılma.

          Sevgili ve aziz kardeşlerim! Allah sizin sabah ve akşamlarınızı hayırlı, uğurlu etsin. Her türlü eziyet ve felaketten sizi uzak tutsun.  Allah’ ın selam ve bereketi üzerinizde olsun. Şu an aranızda bir hatip durumuna geçip sizlere hitap etme şerefini bana nasip eden Allah’ a şükürler olsun. Bu törenin önemini ve anlamını belirtmek benim için bir mutluluktur. Hepinizi sevgiyle selamlarım.

          Kurulmasına yardımcı olduğunuz bu derneğin ulusal, toplumsal ve inançsal bir dernek olduğunu herhalde benim kadar siz de biliyorsunuz. Bilginize bilgi katmak için değil;  ancak bu mutlu anı sizinle beraber kutlamak ve bunun önemini hatırlatmak istiyorum.

          Aziz Alevi kardeşlerim! Bu konuşmayı önce Türkçe yapmak istiyordum. Zira Türkçe,  aziz devletimizin dilidir ki bu, muamelat ve resmiyet dilidir. Ancak daha sonra kimi dostlar,  Arapça ile konuşma sunmamı istediler. Neden mi? Çünkü anadilimiz olan Arapça,  yavaş yavaş unutuluyor. Bu arada manevi zararımız çok oluyor. Gençlerimiz anadillerini kaybettikten sonra Alevilik bile kendilerine yabancı geliyor. Burada anaların rolü elbette büyüktür. Ana, ilkokul sayılır. Bir Arap şairi diyor ki: “Ana kucağı bir okul ki kız ve erkeklerin eğitim aşısıdır.” Öyleyse bu kritik durum karşısında alacağımız en gerekli tedbir genç kızlarımızla ilgilenmemizdir. Çünkü bunlar yarınki neslin anaları olacak. Zaten bu hususta kadınlar kolu diye bir ek kol inşa edeceğiz. İçinde bulunduğumuz bu probleme çözüm sağlayacağız.

            Bunun yanında gençlere de ayrı bir kol oluşturacağız. Az önce dediğim gibi gençlerimiz yalnız dillerini değil, onun yanında kimliklerini de kaybetme yolunda ilerliyorlar. Öyle bir aşamaya gelindi ki genç, kendisine ‘Alevisin’ diye hitap edilmekten ve Alevi kelimesinden bile çekiniyor. İşte bu kurduğumuz dernek sayesinde inşallah gençlerimiz kendilerine gelir ve kimliklerini hatırlamaya başlarlar. Zira gençlerimizi eğitmek üzere üniversiteli gençlerden kurulu meclis oluşturacağız. Yine genç kızlarımızı eğitmek üzere yüksek öğrenim görmüş bayanlardan bir meclis oluşturacağız. Her iki meclisteki gençlerimizi de Alevilik doğrultusunda bilinçlendireceğiz.

              Değerli kardeşlerim! Bu dernek şüphesiz ki Nusayri Aleviler adına kuruldu. Derneğin kurulması din adamlarımız olan şeyhlerimiz sayesinde oldu. Öyle ki din adamlarımız bu yöndeki çalışmaları destekleyip taslağı onlar çizdiler ve ciddi bir faaliyete soyundular. Şöyle ki 2006 yılında dostumuz şeyh Muhammet ŞANLI’ nın evinde bir toplantı düzenledik. O toplantıya İskenderun, Karaağaç ve Arsuz bölgesinde bulunan tüm şeyh efendileri davet ettik. Onların görüşlerini istedik ve derneğin gerekliliğinden bahsettik. Bu daveti kabul edip gelen şeyhlerin hepsi tereddütsüz münakaşasız bunu kabul ettiler. Yüz elli kadar olan şeyh içinden on iki kişi seçtik. Eğer dernekte din hakkında bir problem çıkarsa o problemi bu komisyonun çözmesi konusunda karar alındı.

             Ben Dernek Yönetim Kurulu ve bütün Alevi kardeşlerim adına bu derneğe ilk harcı atarak yapıyı oluşturan ve destekleriyle bize cesaret veren sayın şeyhlerimize teşekkürlerimi sunarım. Onlar milletin inanç önderleridir. Yine sonsuz teşekkürlerimi, birinci başkanımız kardeşimiz sayın Ruslan COŞKUNIRMAK’ a takdim ediyorum;  zira bu kardeşimiz, derneğin kurulmasına büyük titizlik ve samimiyet göstererek emek harcadı. Fakat bu şerefli işle meşgul olduğu müddetçe kendi şahsi işini ciddi bir şekilde ihmal etti ve yaklaşık bir sene kadar sonra başkanlıktan ayrılmak zorunda kaldı. Maişet kaynağı olan eczanesinin işleriyle meşgul olmaya başladı. Bu ayrılışı her ne kadar hak ve yerinde bir hareket ise de önce buna üzüldük ve kritik bir duruma girmekten korktuk. Fakat Cenab-ı Allah bizi ihmal etmedi ve başkanlık şimdi kardeşim sayın Nihat YENMİŞ’ in uhdesine girdi. Bu değerli kardeşimiz, derneğin işlerine hiçbir halel getirmeden çalışmalarını sürdürmektedir. Yani başkanlıkta isimden başka değişen bir şey olmadı. Yüce Allah, lütfunu bu konuda da bizden esirgemedi ve inşallah çok hayırlı işler yapmaya bizleri muvaffak edecektir. Hitabımın başında bu derneğin toplumsal, ulusal ve inançsal bir dernek olduğunu vurgulamıştım. Evet, bu böyledir. Şunu da eklemek isterim ki eğer diğer toplumlar için dernek gerek ise, toplumumuz için daha çok gerektir. Zira Nusayri Alevilerinin derneğe olan ihtiyacı hayati derecede önemlidir. Biz ezelden beri merhametsiz kinlere mahkûm edilmiş bir topluluğuz.  Şimdi bu zalimane uygulamaları zikretmeye gerek yok. Yalnız şunu diyebilirim ki hâlâ sonu gelmeyen bir soğuk savaş içindeyiz ki bu; sakin, hareketsiz,  gürültüsüz bir savaş. Külün altındaki ateş gibidir. Bu ateş, hınçlardan ve kirli kinlerden besleniyor. Unutmayalım ki dönemden döneme veraset gibi intikal eden bu baskı ve zulümlerin üzerimize yağdırdığı felaket; eğer şu anda en büyük, en gelişmiş, en güçlü milletin üzerine gelseydi hiç şüphe yok ki tuz, su içinde nasıl erirse o millet bu şekilde erir ve yok olurdu. Fakat biz her gelen musibete sabrettik. Çok sabrettik ve yine sabrettik. Ve bu sayede yüce Allah bizi bu felaketlerden kurtardı, şiddetten sonra emniyete, tedhişlerden sonra rahata kavuşturdu. Ama bu uzun süreçte enine boyuna çok şey kaybettik, çok şehit verdik. Ama iftiharla belirtmek istiyorum ki en önemli şeyleri kaybetmedik ve inşallah hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz. O da inancımız ve birlikteliğimizdir. Şüphesiz ki başımıza gelen en büyük felaketler fakirlik, mahrumiyet ve eğitimsizliktir. Çağdaş milletlere ayak uydurup günden güne gelişen dünyaya yetişmeye gücümüz olmadı. Babalarımızın hayatı çok sade bir şekilde geçmiştir. Yolun, okulun, caminin olmadığı kısacası mahrumiyet içinde yuvarlana yuvarlana bir uçuruma geldik. İşte bu derneği kurmak sebeplerinin en büyüğü budur. Bu Dernek, Alevileri kucakladığı gibi onun sadık bir tercümanı olabilecektir inşallah. Allah muvaffak etsin ve hayır yolundan ayırmasın.

             Ey Allah’ ım! Bize başarıya ulaşmayı nasip et, senin rızan doğrultusunda umduğumuz hedefe kavuştur.

             Ey Allah’ ım! Söylediklerimizde doğruluk, yaptıklarımızda iyilik takdir et. Biz bu derneği kurmaya başlamış oluyoruz. Bizi senin itaatinden,  peygamberin Hz. Muhammed ve Ehlibeytinin yolundan ayırma. Bize takva ehlinin amellerini, hidayete erenlerin basiretini, tövbe edenlerin niyetini, sabırlı kulların azimetini kısmet et.

             Ey Allah’ ım,  bizi senden korkup sakınanlardan kıl. Asilerden etme, senin taatında sana yaklaşmayı nasip eyle. İyi işlerle meşgul olmamızı nasip et. Bizi hayırlı sonuçlara ancak sen kavuşturursun. Kötülüklerden ancak sen bizi korursun. Ey Allah’ ım, dünyanın hayrından ve ahirette cennetteki nimetlerinden bizi mahrum etme. “Rabbene atine fiddünya hasaneten vefil ahireti haseneten ve kına azab ennar.”

             Ey Allah’ ım! Gözlerimizden kuşku bulutlarını kaldır, bizi karanlıklardan ışıklı ortama getir. Ey Allah’ ım, sen bilirsin bu derneğimizi senin ve Resulün Muhammed’ in (s.a.a.v.) itaati uğruna kurduk. Bizim cemaati hayır ve takva yolunda birleştir. Bizi kötü işlerden uzak tut. Sen buyuruyorsun ki: “Ve’tasımu biheblillehi cemiy’en vele tafarraku.” “Ve hepiniz Allah Teâlâ'nın ipine sımsıkı sarılınız ve birbirinizden ayrılmayınız.”

             Ey Allah’ ım, toplulumumuzu hayır işler üzerine birleştir, sevgi ve yardımlaşma ruhundan mahrum etme. Subhanallah velhemdu lilleh ve selamün alel mürselin velhemdu lillehi rabbil âlemin.

             Ey Allah’ım, mükâfatlarımızı iyi et, amellerimizi müyesser kıl, yaptığımız hareketleri senin itaatinden takdir eyle, dua ve âminlerimizi kabul et.

 

MAHMUT REYHANİ

 

AKAD İNANÇ ÖNDERLERİ KOMİSYONU BAŞKANI

Joomla templates by Joomlashine